Ölümden Sonra Bizi Ne Bekliyor?

İsmet İnönü'nün Hatıralarını Yazdığı Kitap

ismet paşanın hatıraları

İsmet İnönü - Hatıralar

Bu yazımda sizlere büyük bir heyecanla okuyup - bitirdiğim "İsmet İnönü Hatıralar" kitabından bahsetmek istiyorum. İsmet Paşa 77 yaşına basarken 1961 senesinde bu eseri kaleme almış.

İsmet İnönü: Milli Mücadelinin Garp Cephesi Kumandanı, Lozan fatihi, Türkiye Cumhuriyetinin İlk Başbakanı ve 2'inci Cumhurbaşkanı. Bitip tükenmeyen, sonu gelmeyen bir siyasi hayat. Hiç şüphesiz Türk tarihine damgasını vurmuş bir şahsiyet. Öteden beri Atatürk'ü sevmeyen, devrimlerini içine sindiremeyenlerin serbestçe hakaret edebildiği, nefret kustuğu, türlü iftiralarını attığı bir asker, diplomat ve devlet adamı.

Devletin kurucularına hakaret etmek, aklın alamayacağı bir iştir. Acaba dünya üzerinde bizim gibi devletinin kurucu liderlerine hakaret eden başka milletler de var mıdır ? Bu hastalıklı zihniyet cehaletten beslenmektedir. İsmet Paşa ve silah arkadaşları kurtuluş savaşı ile düşmanı yendi. Memleketi askeri manada kurtardı. Ancak gerçek kurtuluş, Atatürk'ün de dediği gibi cehaleti yenmekle olacaktır.

İsmet Paşa'nın nefes kesen hayatının, Cumhurbaşkanı seçildiği döneme kadar içine alan bu hatırat, ekler hariç 557 sayfadır. Okurken kendime göre önemli gördüğüm, altını çizdiğim o kadar çok satır var ki hepsini burada sizlerle paylaşmam telif hakları nedeniyle mümkün değil. Merak uyandırması için birkaç satırı sizinle paylaşmak istiyorum ve okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

"Padişaha sadakatten başka bir meziyet aramayan zihniyet, ordunun emir ve kumandasını bütünü itibariyle her türlü liyakatten mahrum bir hale getirmişti."

-İsmet Paşa balkan ve cihan harbinde yenilmemizin en büyük nedenlerinden birinin, orduda liyakatsiz insanların iş başında olmasına bağlıyor. Kitapta sıklıkla liyakat vurgusu var.

"Cemal Paşa o kanaatte idi ki, Arap milleti ancak yüz verilmeden kuvvetli bir irade ile idare edilebilir ve her türlü menfi cereyanlar ancak bu hakimiyetle önlenebilir."

İttihat ve Terakkî Cemiyeti liderlerinden Cemal Paşa ile Atatürk'ün yakın arkadaş olduklarını bu hatırat sayesinde öğrendim. İsmet Paşa, Cemal Paşa ile Atatürk'ün birbirlerini çok sevdiklerinden bahsediyor. Cemal Paşa Birinci Cihan Harbi sırasında Suriyede Vali olarak görev yaptı. Arapların düşmanca yönelimlere karşı sert önlemler almıştır. Bu nedenle arapların nefret ettiği bir Osmanlı paşasıdır. Cemal Paşa'nın Arap milletinin ancak kuvvetli bir irade ile yönetilebileceği tezi pek de haksız değil. Günümüzdeki arap ülkelerine bakınca Cemal Paşa'nın haklı olduğu ortaya çıkıyor.

"Karabekir Paşa öteden beri Atatürk'ten korkar onu sevmezdi"

-İsmet Paşa hatıratında Karabekir Paşa'nın Atatürk'ü sevmediğini, Atatürk'ten korktuğundan bahsediyor ancak nedeni hakkında bir açıklama yapmıyor.

"Asi sayılıyorduk. Bizi padişaha, dine karşı çıkmış kimseler olarak ilan etmişlerdi. Din bize karşı silah olarak, vasıta olarak kullanılıyordu. İç isyanları hazırlayanlar dini ve padişahı kurtarmak için mücadeleye atıldıklarını ilan ederlerdi"

-Milli mücadelenin en ümitsiz zamanlarında dini kullanan güçlerin isyanlarla Ankara hükümetine en büyük zararı verdiği anlaşılıyor. Dini duygular suistimal edildiğinde, çok büyük felaketlere yol açtığını bir kez daha anladım.

"Atatürk'ün siyasi kudreti, birtakım vesilelerle söylediğim gibi, esasen askeri kudretinden daha fazlaydı. Böyle meselelerin hakkından gelebilecek bir kudrette idi."

-Atatürk'ün askeri bir deha olduğu tartışılmaz bir gerçek. Ancak İsmet Paşa, Atatürk'ün siyasi yönünün askeri kudretinden daha fazla olduğunu düşünmektedir. Gerçekten de öyle olmalı.

"Mesela, gözü hiçbir şeyden yılmayan, son derece cesur ve müteşebbis bir insan olarak Enver Paşa'nın herhangi bir imkan bulursa, ufak bir yere yerleştikten sonra büyük bir mesele çıkarabileceği kanaati Atatürk'te daima yaşamıştır.

-İsmet Paşa'nın bu sözü ile Enver Paşa'ya olan ilgim birkaç kat daha arttı.

Yorumlar

  1. aramıza hoşgeldiiin. bloglar, tüm sosyal medya içinde en iyi ve kültürlü insanların olduğu yer yaa. umarım sen de keyifle aramızda mutlu olursun. blogların hiç bir zaman modası geçmez. insta felan uyduruk. burda yazmayı seven yüzlerce binlerce arkadaş bir aile gibiyiz yaa, blog apartmanı diyom ben. blog yazmanın en hoş yani sadece yazmaktan ve paylaşmaktan keyif alanların bir arada olması. ne güzel, hiçbir çıkarımız yok :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder